SAĞLIK MEMURLARI DERNEĞİ’ nin "Hemşirelik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi" ne ilişkin görüşleri.

 

Sağlık Memurları, Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne kadar insanlarımızın sağlığının korunması için her türlü görevi yürütmüşler ve halen de yürütmektedirler. Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunun Kabul Ettiği “Hemşirelik Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi” nin maddeleri Genel Kurulda kabul edildiği takdirde Sağlık Memurluğu mesleği dolaylı olarak yok olmaya mahkum olacaktır. Bu kanun değişikliği teklifine göre hemşirelik mesleğindeki cinsiyet şartı ortadan kaldırılarak bir takım olumlu yaklaşımlar bulunsa da Sağlık Memurluğu gibi bir unvanı dolaylı olarak bile kaldırma yaklaşımını olumlu olarak karşılamamaktayız.

“Hemşirelik Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi” nin

7. Maddesinde belirtilen “Geçici Madde 2”nin

2. fıkrasının; “Hemşirelik eğitimine eşdeğer Sağlık Memurluğu programlarından mezun olanlar hemşire olarak çalışırlar.”

3.fıkrasının; “Hemşirelik eğitimine eşdeğer Sağlık Memurluğu programın adı; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hemşirelik programı olarak değiştirilir ve programlar birleştirilir.” ifadelerinin metinden kaldırılması gerektiğini düşünmekteyiz.

 

Gerekçe

Hemşire ve Sağlık Memurlarının görev tanımları ve sorumluluk alanları birbirinden oldukça farklılık arz etmektedir. Hemşireler ülkemizde genel olarak yataklı tedavi kurumlarında görev yapmaktadırlar. Bu sebeple hemşirelik eğitiminde klinik tıbbi uygulamalara ağırlık verilmekte, uygulamalar da ağırlıklı olarak yataklı tedavi kurumlarında yapılmaktadır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’da da hemşirelik “hasta bakımı” kavramı ilişkilendirilmiştir. Hemşirelik Kanununda da asli görevler sıralamasında daha ziyade tedavi edici görevlere öncelik verilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere hemşirelik evrensel manada klinik ortamda hasta bakımı ve tedavisinin izlenmesi mesleğidir. Buna karşın Sağlık Memurluğu ülkemizde ortaya çıkış amacı nedeniyle özellikle kendisine yüklenen görevler gereğince tamamıyla koruyucu sağlık hizmetleri meslek grubundan sayılır. Sağlık Memurlarının yataklı tedavi kurumlarında görev yapmaları gerekliliği cumhuriyetimizin hiçbir planlama ve mevzuat dokümanında dahi belirtilmemiştir. Sağlık Bakanlığının yürürlükteki Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde Sağlık Memurlarının görev tanımının bile bulunmaması, 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Kanununun uygulanması ile ilgili yayımlanan özellikle Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 2001 yılında çıkarılan Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönerge’de Hemşire, Ebe ve Sağlık Memurlarının görev, yetki ve sorumluluk alanları farklı tutulmuştur. Burada koruyucu sağlık hizmetlerinin planlanması ve sunumundaki görevlerinin ayrı olarak belirtilmiş olması da Sağlık Memurlarının görev ve sorumluluklarının hemşirelerden farklı olduğunun göstergelerindendir.

Ayrıca ISCO-88 ve AB ülkelerince ortak kabul görmüş meslek profilleri ile karşılaştırılarak Meslek Standartları Komisyonu tarafından mesleklerin unvan ve tanımı, yaptığı görev ve işlemler, kullanılan araç-gereç ve ekipmanlar, genel bilgi, beceri tutum ve davranışlar belirlenerek 250 mesleğin standardı oluşturulmuştur. Sağlık alanında Sağlık Memurluğu ve diyetisyenlik mesleklerinin standardı Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenmiş, (2002) Sağlık Memurunun görev yetki ve sorumluluk alanları genişletilmiştir. 1964 yılında hazırlanan 154 sayılı yönergede yer alan iş tanımları artık geçerliliğini yitirmiş, birinci basamak üreme sağlığı hizmetlerinde iş tanımlarının geliştirilmesi çalışmalarında hemşire, ebe ve sağlık memurlarıyla ilgili iş tanımları yeniden gündeme gelmiştir. Bu iş tanımlarında da Sağlık Memuru, Ebe ve Hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluk alanları birbirinden farklı tutulmuştur.

Bu nedenlerle Sağlık Memurlarının görev analizi günümüz koşullarında gereksinim duyulan sağlık hizmeti alanları da göz önünde bulundurularak ancak hemşirelik mesleğinden ayrı tutularak yapılmalıdır. Hemşirelik, Ebelik ve Sağlık Memurluğu birbirinden farklı meslekler olmakla birlikte sağlık sorunlarının çözümünde hekimlerle ve diğer unvanlardaki sağlık personeli ile birlikte ekip halinde sağlık hizmeti sunumu yapılmaktadır.

Yüce önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının liderliğinde Türk Kurtuluş Savaşı başladığında, necip Türk Milletinin yaşadığı coğrafyanın her yeri harap bir halde işgal altında iken Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla Sağlık Bakanlığını, İlk Sağlık Bakanı olan Adnan ADIVAR ile birlikte kuran ismi meçhul, mezarının yerini bile bulamadığımız Sağlık Memuru büyüğümüzün, bakanlığın kuruluşunda gösterdiği gayret ve sarf ettiği emek, sağlık teşkilatının temel bireylerinden olduğu genel olarak bilinmeyen fakat yokluğunda önemi daha da iyi anlaşılabilen Sağlık Memurlarının gurur kaynağıdır.

Sağlık Memurları, Cumhuriyetimizin kurulduğu ilk yıllarda ülkemizin her yanında insanlarımızın sağlığının korunması amacıyla sıtma, verem, trahom, cüzzam gibi hastalıklarla mücadelede de etkin bir rol oynamışlardır. Toplum ve Çevre Sağlığının korunması yönünde bulaşıcı hastalıklarla mücadele yanında günümüzde popüler konulardan olan gıda güvenliği konusunda da önemli vazifeler yapmışlar ve halen bu görevleri yapmaktadırlar. Sağlık Ocaklarının temel yapı taşlarından olan Sağlık Memurları vazgeçilemez nitelikteki önemli bir meslek grubudur. Günümüzde Sağlık Bakanlığı Sağlık Memurlarını değişik branşlarda istihdam etmektedir. Hemşirelik yasası ile yapılacak düzenleme ile koruyucu sağlık hizmetlerinde görev yapan Sağlık Memurlarının Toplum Sağlığı bölümünün zamanla ortadan kaldırılacağı anlaşılmaktadır. Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin sunumunda, koruyucu sağlık hizmetleri ve toplum sağlığı hizmetleri açısından böylesine önemli bir meslek grubu hakkında karar verilirken konunun bütün çerçevesiyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kanun bu şekilde kabul edildiği takdirde koruyucu sağlık hizmetlerinde büyük önem arz eden Sağlık Memurluğu da yıllar içerisinde kaybolup gidecektir.

Halkımıza hizmet etmek için bu kutsal mesleği seçen bütün meslektaşlarımızın çağımızın şartları çerçevesinde daha iyi imkanlara kavuşmasını beklerken böyle bir durumla karşılaşılmasının sebebini de anlayabilmiş değiliz. Bu durumun düzeltilmesi düşüncesiyle belirttiğimiz madde ve fıkralar kanun teklifinden çıkarılmalıdır.